| Zeybekler ve Osmanlı Yönetimi |
|
|
|
| Pazartesi, 24 Nisan 2006 | |
|
5926 kez okundu Zeybekler ve Osmanlı Yönetimi Ali Haydar Avcı
Efeler ve zeybekler Osmanlı yönetimiyle olan çelişki ve çatışmalarını hiçbir zaman gizlemezler.Onlar göre Osmanlı, “kahpe Osmanlı”dır.Bu nedenle kendi aralarında, “Osmanlı yiğit basandır”, “Osmanlıya güven olmaz”, “Osmanlı düzde tavşanı araba ile avlar”, “Osmanlı ocak döndürür, yiğit harcar”, “İt derisinden post, Osmanlıdan dost olmaz” deyimleri sık ve yaygın kullanılan söylemlerdir. Bu sözlerin Osmanlı yöneticilerine karşı büyük bir güvensizlik ve bu güvensizliğin getirdiği endişe ve tedirginlikler yatmaktadır.Gerçekten de Osmanlı yönetimi zeybeklere karşı her dönemde iki yüzlü, kaypak, arkadan vuran bir davranış sergilemiştir.Çeşitli zamanlarda birçok efe ve zeybek düze dindiği halde tuzağa düşürülerek, ya da kendi deyimleriyle “ al ile avlanarak” ortadan kaldırışmıştır.
Bunun son örnekleri 19. yüzyılın ikinci yarısında -Çakırcalı Mehmet Efe’nin babası Çakırcalı Ahmet Efe’de içlerinde olmaz üzere- bağışlanmış ve yüze inmiş birçok efe ve zeybeğin çeşitli yerlere davet edilmesi ve buralarda arkadan vurularak ortadan kaldırılması olmuştur.Osmanlı yöneticileri 1883 yılında bu işi bizzat merkezden gelen gizli bir genelge uyarınca yapmışlardır.Osmanlı merkezi yönetiminin konuyla ilgili yaptığı gizli toplantıya Ege Bölgesinden beş mutassarıf ve kırka yakın kaymakam katışmış, zeybeklerin bu şekilde ortadan kaldırılmasına yönelik önemli kararlar almışlardır.Bu kararlar Batı Anadolu’da her bölgede hemen uygulamaya konulmuştur.Bu dönemde bu kararlar gereği öldürülen efe ve zeybeklerden bazıları şunlardır:
Saydıklarımızın dışında çeşitli bölgelerde ortadan kaldırılan başka zeybek grupları da vardır.Bunların çevrelerini de düşünecek olursak, karşımıza bu olaylardan doğrudan etkilenen önemli sayıda bir kitle çıkmaktadır.Dolayısıyla birtakım tepkilerin ortaya konulması kaçınılmazdır. Zeybekler hiçbir zaman bu ikiyüzlülüğü, arkadan vurmaları unutmamış ve bağışlamamıştır.Artık onlara göre, Osmanlı “kahpe”dir, güvenilmezdir. Kimi yazarlar bu kapsamlı kırım sonrası zeybekliğin azaldığını söylerse de, araştırma ve incelemelerimize göre bu, gerçeği yansıtan bir söylem değildir.Neredeyse yalnızca Çakırcalı 15 yıl Efe dağlarının, Osmanlı yöneticilerinin deyimiyle “prens”i olmuştur.Yaklaşık Kuva-yı Milliye dönemine kadar, dağlar zeybeklerin, ovalar Osmanlının olmuştur.Doğal olarak, vuruşmalar, baskılar, baskınlar, kıyımlar, sönen ocaklar, iki arada bir derede kanal kimsesiz ve yoksullar da olayın bir başka boyutudur. 15 yıl boyunca Osmanlı ordularıyla çatışan ve nerdeyse bütün Ege dağlarının tek hakimi olan Çakırcalı’ya göre, Osmanlı yöneticileri fakir fukara düşmanıdır.Bu nedenle özellikle kendi deyimiyle “fakir fukarayı koruduğu için” kendisini takip edenlere korkunç öfkelenir.Gerçekten de bu öfkenin bedeli büyük olmuştur.Neredeyse kan davasına dönüşen büyük bir çatışma ortamı, şu ya da bu nedenle yitirilen, sayısı binin çok üzerinde olan insan, sürgünler, yerinden yurdundan olmalar, yüksek düzeyde emek ve üretim kaybı, ekonomik ve toplumsal gelişmenin yavaşlaması...Oysa azıcık düşündüğümüzde, geleceği göremeyen, olayların nedenlerini kavramada yetersiz ve konuya oldukça yüzeysel bakan, az gelişmiş, yeteneksiz yöneticeler olmasa, ya da bu durumları ortaya çıkaran nedenleri çözmeye yönelseler, belki de bu kadar ağır sonuçlar yaşanmaz, ağır bedeller ödenmezdi. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



