| Seymen Alayının Düzülmesi |
|
|
|
| Cuma, 14 Nisan 2006 | |
|
7202 kez okundu Seymen Alayının Düzülmesi Ankara halkı tarihin pek eski devirlerinden beri "Seymen düzülme" adı verilen bir Türk ananesinin milli vicdanında gizli bir sihir olarak yaşatmakta idi. Seymen alayı daima "kızılca günlerde" kurulurdu. Yani milli felaket günlerinde, bir beyliğin ve bir devletin yıkılış sıralarında, halk yeni bir devlet kurmak ve başlarına yeni bir reis seçmek için Seymen alayı kurulurdu. Bu alay yeni devlet kurar,yeni reisi seçerdi. Bu,Türk'ün mucizeli bir mefkuresi idi. Bu sebepledir ki Oğuzlar tarihin hiç bir devrinde devletsiz kalmamışlardır. Seymen düzülme çok şayan-ı dikkat bir içtimai hadisedir. Seymen alayı toplu ve milli bir galeyan anıdır. Bunun ufak bir şekilde bayram ve düğünlerde kurulurdu. Seymenler o gece "Sin Sin" adı verilen bir ateş oyunu oynarlardı. yakılan ateşin etrafında davul ve zurna çalarak zeybek oynarlar bu ateşin üstünden atlayarak bir nevi Tura oyunu oynayarak, sabahı ederler. Sin Sin oyunu eski Türk kavimlerinde mevcuttu. Bir nevi ibadet şeklidir. Anadolu tarihte böyle çok galeyanlı günler geçirmiş,Seymen düzülerek, yaya, atlı ve silahlı olan delikanlıları bir reis etrafında toplamıştır. Kuvvetle muhtemeldir ki Selçuk imparatorluğu yıkılırken yine böyle bir galeyan olmuş, Osman bey aynı şekilde Kayı aşiretinin başına bey seçilmiştir. O güne ait elimizde yazılı bir vesika olmamakla beraber, etnolojik tetkiklerle halkta yaşamakta olan ananeleri tespit etmekle kaybolmuş tarihi hakikatleri de meydana çıkarabiliriz. Seymen düzülme adeti 5-10 kişiye ait bir topluluk değil Orta Anadolu Türkleri'nin müşterek bir galeyanıdır. Selçuk devletinin Cend'de kuruluşu Osmanlı Devleti'nin Söğüt'te kuruluşu bu ananeye çok benzemektedir. Şurası muhakkak ki Seymen alayı eski Türklerden bir adettir. Seymen alayındaki davulcuların arkasında en iri yapılı bir efe Seymen alayının bayrağını taşır. Bayrağın iki tarafında meşhur kabadayılardan iki efe de ellerinde "Teke pala" dedikleri iri palaların uçlarını yukarı tutmuş bir vaziyette ilerlerdi. Bunlara "bölük başı" denirdi. Bunların önünde 10 veya 14 yaşlarında bulunan milli kıyafetli çocuklarda ellerinde som saplı bıçaklar yürümekte idi. Davulcular ile efe sancağının arasında 2 tane gür sakallı ve gayet iri adamlar, omuzlarında balta, önlerinde birer meşin önlük ağır ağır yürümekte olup adeta seyredene dehşet verirlerdi. bunlara Seymen baltacıları derlerdi.Alaya iştirak eden Seymenler sağlı ve sollu 2 dizi teşkil ederlerdi. Birer adım ara ile Seymenler birinci ve ikinci diziyi meydana getirirlerdi. Bütün Seymenlerin elinde Teke palalar bulunmakta idi. Seymen başı bu dizinin bıraktığı boşluk arasında yürür, yanında ikinci efe vardır.Bunların elinde birer Osmanlı kılıcı bulunmaktadır. (Altın katmalı ve üzerine bir takım ayetler yazılıdır. Bu kılıç yalnız efelerin evinde asılı durur.) Seymen başı ara sıra bu kılıcı havaya kaldırır: - Doh,doh!.. diye bağırır. Bu defa bütün Seymenler gür ve kalın bir sesle Doh! Doh!.. diyerek caddeleri inletirler.Bir ağızdan çıkan bu sesler duyulmaya değer heyecanlı bir sahnedir. Bu alay pek ağır yürür. Doh Doh! tan sonra davul ve zurna zeybek çalar. Bu sırada efeler kılıçları ile zeybek oynayarak ilerlerler. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



