Ana Sayfa arrow Makaleler arrow Oyun Nedir?
Zeybekler.Net
Ana Sayfa
Forum
Zeybek Nedir?
Töre ve Törenler
Kostümler
Efeler
Makaleler
Videolar
İletişim
Ziyaretçi Defteri
Forumdan Son Konular
meb kırıkkale finalinde stilize dalda yarışacak ekipler hakkındaki yorumlarınız?
Zeybek Siirleri..
Koca Solak
Thof yarışmasındaki favorileriniz?
Ankara Salih Alptekin İlköğretim Okulu Stilize Yıldızlar Bölge 1.si
bakırlı saçlı efe
Bu sene size en güzel gelen düzenleme hangi ekibin?
Zeybek Çizimi!!


 

Oyun Nedir? PDF Yazdır E-mail
Okuyucu Oylama: / 131
Kötüİyi 
Cuma, 19 Mayıs 2006
19712 kez okundu
Oyun Nedir?
 
  Oyun, öztürkçe bir kelimedir. Dil ve ifade bakımından en eski üniversal olanıdır. Oyun: duygu ve düşüncenin hareketle ifadesidir. Bu şekilinin yaşanılan toplumla sıkı bir ilişkisi vardır. İlk insanlar oyunla; düşünce, tasavvur, arzu, ihtiras ve efsanelerini anlatırlardı. İlk insan henüz hiç bir şey bilmediği dönemde tabiat içinde yaşarken birtakım sesler duydu, haraketler gördü. Zamanla bu haraket ve sesler, kafasında çağrışım yapmaya başladı, haraketleri ve sesleri taklit etmeye başladı. İşte o zaman ses ve haraketin bütünü olan "oyun" ortaya çıktı.
 
  Eski eserlere baktığımızda ilkel kavimlerde, insanların ateşin etrafında toparlanıp hayvan hikayeleri anlattıkları, anlattıkları hikayeleri canlandırarak oyunlar oynadıkları görülmektedir. Ayrıca avladıkları hayvanın kılığına girmek, onun gibi ses çıkarmak, makyaj yapmak sık rastlanan olaylardı. İşte ilk insandan başlayarak günümüze kadar gelen "oyun" günümüzde halk kültürünün önemli ve zengin bir bölümünü oluşturmuştur. Müzik asırlarca oyunu takip etmiş, ölçülerini ondan almıştır.
 
  Mevlevi tarikatında "sema" ve ondaki figürler, dilin kalıplarından soyunmasından başka bir şey değildir. Mevlana, "mesnevi'yi bitirince bundan sonra dilsiz gelir" der ve O'nu bu sıkıntıdan oyun kurtarır, kısaca sema, mesnevinin devamıdır. Eflatun "oynar gibi yaşamalı, oyunlar oynamalı, şarkı söylenmeli, dans etmeli, böylece tanrıların gönlü alınır ve insanların kendi düşmanlarına karşı savunur yarışma kazanır" der. Bizde "oyun" üzerine ilk yazı Rıza Tevfik Bölükbaşı tarafından yazılmıştır. Bölükbaşı "Nevsal-i Afiyet" adlı tıp yıllığında yayımlanan yazısında raks kelimesini kullanmıştır. Yazıda "oyun: savaş, kavga, av, eğlenmek, doğurmak, ateş yakmak, adam yemek, yılan tutup dişlerini sökmek gibi olaylardan tutunda, günlük olaylardan herşeye varıncaya kadar oyun ile taklit edilir. Her münasebetle raks edilir. Mehtaba, güneşe, karanlık geceye ateşe raks edilir vesselam" diyerek konu ile ilgili düşüncelerini belirtmiştir. Evliya Çelebi de "seyahatname"sinde Avrupa'da dans olaylarından bahseder. Zamanla danslar dini, törensel niteliklerini kaybede kaybede manasını yitirince, açıkça izah edemediğimiz soyut danslar halini almıştır. Bugün bize ne olduklarını az çok anlatan oyunlar taklitli oyunlardır.
 
  Oyun enerji fazlasını atmak, benzetme içgüdüsünü doyurmak, boşaltmaktır. Bir kurama göre; genç yaratıkları (insan, hayvan) ilerde yaşamın gerektirdiği ciddi iş ve uğraşlara hazırlamak, yetiştirmek içindir. Ya da doğuştan bir geliştirme itkisi, ya da üstün gelme ve yarışma isteği, yitik enerjiyi tek yönlü canlılıkla, eylemle onarmaktır. Görüldüğü gibi oyunun insan hayatında önemli bir yeri vardır. Düşünen insan ve hemen onun yanında bir de oynayan insan vardır. Özellikle eğitimciler oynayarak öğrenmenin daha ilginç olduğunu, katılmayla daha çok öğrenildiğini, öğrencilerin belleğinde daha iyi kaldığını, karar verme ustalığını daha iyi kazandırdığını, davranışları geliştirdiğini saptamışlardır.
 
< Önceki   Sonraki >

 
Ayi.org
Linkcenneti.com
Counters
eXTReMe Tracker