250 kez okundu
Halk Oyunlarımızın
Hareket (Sportif) Yönden Değerleri
Halk Oyunlarımız sportif açıdan incelenecek olursa; bu
konuda büyük değerler taşıdıkları görülür.
Zeybeklerde olsun, halaylarda olsun bir genelleme yapacak
olursak; oyunların yavaş figür ve hareketlerden başlayıp gittikçe ivedileştiği,
daha geniş adele ve eklem guruplarına seslendiği görülür. Bu durum fizyolojik
yönden insan yapısına ve doğa içindeki yaşamına çok uygun olup spordaki
basamaklamanın da en güzel, en gerçek bir örneğidir. (Kolaydan zora, yavaştan
çabuğa doğru görülen bu sıralama, fizyolojik ve sportif açıdan olumlu bir uyum
göstermektedir.)
Çeşitli araştırmalar ve bilimsel incelemeler sonucu bütün
spor dallarında çalışan sporcuların, ağır yarışmalara, vücudu az bir
yorgunlukla hazırlayıp, ısınmasını yaparak girdikleri saptanmıştır. Halk
Oyunlarımızda bu durumun çok güzel bir örneklemesi görülmektedir. Örneğin;
kolaydan zor ve yorucu bölümlerin yinelenmesine geçen bir oyunumuzun arasında,
yorulan bir oyuncunun mola alınıp dinlendirilmesine karşılık, zeybeklerin
çoğunda (Balıkesir Pamukçu Bengisi, Silifke Kekliği v.s.) gezinme, bekleme gibi
figürlerin ustaca eklendiği görülmektedir. Böylece oyunda hareket; yorucu,
usandırıcı, bıktırıcılığını yitirip çekici bir hal alır.
Müzik eşliğinde yapılan bu hareketli oyunlarımızın sporun
çeşitli dallarından daha geniş ve daha çabuk hareket toplulukları olduğu
gerçeğini aşağıda verilen birkaç örnek pekiştirmektedir. Yüzyirmi dakika
futbol, (uzatmalı) elli dakika basketbol ve ikibuçuk saat voleybol oynamak,
ikibuçuk saat koşmak saatlerce yüzmek olasıdır. Yukarda sıralanan spor
çeşitlerini yapanlarla aynı kondisyona sahip bir sporcu, hareketli bir
yöremizin Halk Oyunlarını en çok yarım saat oynayabilir.
Çeşitli yaş guruplarında yapılan denemelerde görülen
bilimsel bir gerçek de şudur ki; çeşitli spor dallarının ön çalışmalarını Halk
Oyunları ile yapmak en büyük verimliliği sağlamaktadır. İlköğretim Okullarında
yapılan Halk Oyunları kursu öğrencilerinin, o okulun tüm spor dallarının temel
elemanlarını oluşturduğu açıkça görülmektedir. Çünkü bu öğrenciler sporun
gereği olan kondisyonu, sıçrama yeteneğini, adele-eklem uyumunu ve büyük bir
gücü, dayanıklılığı kazanmışlardır. Artık geriye kalan yalnız, o spor dalının
tekniğini vermek oluyor.
Hareket değeri üstün, motorsal yapımıza büyük bir yük
yükleyen, yetenek, beceri, ritim, tempo yeteneğine sahip olmayı gerektiren,
estetik duygular içeren ve de yarışmalarla derecelendirilen bu etkinlik, sporun
ta kendisi değil midir?
Çeşitli spor dallarına ait yapılan kamplarda sporcularımıza
Halk Oyunlarımızla kondisyon kazanmalarına yardımcı olmak ve öz yapımıza uygun
bir çalışma yöntemine, bu oyunlarımızdan yararlanarak hazırlayıp uygulamak, çok
yararlı olur. Ayrıca bu türlü çalışmaların; zaman yer ve moral yönünden de
kolaylık ve daha önemli sonuçlar göstereceği de bir gerçektir. Örneğin; akşam
herhangi bir saatte küçük bir yemek salonunda davullu zurnalı müziğe uygunlukla
yapılan bir çalışma, sporcuya nefes, hareket ve ritim sağlayacaktır. Karakucak
ve yağlı güreşlerin davul zurna eşliğinde yapılması bize ulusal bir
geleneğimizi belgelemektedir. Köroğlu ezgisini çalan davul zurna, gençlerimizin
gücüne güç katmakta, onları daha cesur, daha mert, daha bir yiğit yapmaktadır.
Cengiz Aydın / Okullarda Halk Oyunları
|