|
Pazartesi, 08 Mayıs 2006 |
13736 kez okundu
Halk Oyunları Türleri Halay Oyunları Halay, birlik, beraberlik, yardımlaşma gibi toplu hareket anlamına, alaydan gelen insan topluluğu anlamına ya da devamlılık süreklilik anlamına gelmektedir. Halayın tanımlarına gelince, davul ve zurna eşliğinde, toplu olarak oynanan en az üç kişiden başlayıp genişleyebilen, toplu düz dizi halinde ve disiplinli bir şekilde oynanan, kadın ve erkek el ele tutuşarak, halka teskil ederek ve muntazam ritimlerle ayak vurarak oynanan oyundur. Halaylar davul ve zurna eşliğinde oynanır. Eller, omuzdan, parmaklardan ve belden tutularak oynanır. Halayın başındaki oyuncuya "halaybaşı", sondaki oyuncuya "poççik" denir.
|
|
Devamı...
|
|
|
Pazar, 30 Nisan 2006 |
6313 kez okundu
Halk Oyunları Üzerine Halkımızın oluşturduğu en renkli değerlerden biridir ; halk oyunları. Geçmişten bugüne kostümlerindeki renkliliği, her biri hayatın içinden çıkmış figürleri ve eşsiz müzikleriyle hem zengin bir kültür ürünü hem de önemli bir görsel sanat olmuştur. Tabii halk oyunlarına anlayış ve bakış bahsettiğimiz değerlere yakışan nitelikte değildir. Ne bir kültür değeri olarak ne de bir sanat olarak hak ettiği yere konmamıştır halk oyunları. Daha çok ülkemizi tanıtma amaçlı bir misyon üstlenmiş, son zamanlarda da yarışmalarla gündeme gelmistir. Bu kadarı da bu değerli malzemeye yeterli değildir. Her şeyden önce bir gelenektir halk oyunları, bir mirastır. Oyun ve müzik halkımızın ortak uyguları olarak milli olma vasfının ve eğitiminin en güçlü aracıdıir. Bardan, horona, horondan, halaya, halaydan zeybeğe ülkemizin her metrekaresine renklerini dağıtmıstır. " Bir coğrafya ve tarih gerçeği olarak, çeşitli bölgeler içinde değişik ve renkli örnekler halinde, her fırsatta milli ve mahalli bir kaynaşma ve hareket unsuru halinde yaşatılan bu gelenek, tabiat sevgisi, insan sevgisi, memleket sevgisi ve millet bağlılığının açık tezahürüdür."
|
|
Devamı...
|
|
|
Pazar, 30 Nisan 2006 |
6820 kez okundu
Halk Oyunları Halk Oyunlarının Oynanış Nedeni, Yeri, Oyuncu Seçimi, Oyuncu Hazırlığı Halk oyunları düğünlerde, nişanlarda, askere uğurlamada, yaylaya çıkıs ve inişte, doğumda, dini ve milli bayramlarda, kazanılan zaferin sonucunda, ferfene, barana, sıra gezmesi, yaren sohbeti gibi toplantılarda oynanmaktadır. Oyunlar genellikle oyun oynamaya elverişli açık alanlarda oynandığı gibi kapalı yerlerde oynanır. Özellikle düğünlerde, yörede iyi oynadığı bilinen kişiler davet edilir. Çünkü topluluğun basında yörenin müziklerini ve oyunlarını iyi bilen ve saygın kişiler bulunur. Halk oyunları figür bakımından zenğinliğini bu kişilere borçludur. Onlar maharetini ustalığını göstermek için kendine özgü dogaçlama figürler yapar. Böylece oynayan ya da oynamayan insanlara özellikle gençlere oyunlar gösterilmiş, aktarılmış olur. |
|
Devamı...
|
|
|
Pazartesi, 24 Nisan 2006 |
4514 kez okundu
Düzenli Orduya Geçiş Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra Osmanlı ordusu dağıtılmış, silahları teslim alınmış, memlekette asayişsizlik hüküm sürmeye başlamış, eşkiyalık, soygunculuk hadiseleri artmaya başlağmıştı. Mütarekeden hemen sonra İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlıların memleketimizi işgali karşısında, Anadolu insanı silahlanarak kendi müdafaasını yapmaya başlamıştır. Bölgesel nitelikte olan bu direniş örgütlerine Kuvay-ı Millîye (Millî Kuvvetler) diyoruz.
Bu kuvvetler sivil kişilerden oluşmakta idi. Özellikle Ege bölgesinde Efeler diye adlandırılan silahlı mukavemet teşkilatları Yunanlılara karşı çok büyük mücadele vermişlerdir.Ege bölgesinde bu kuvvetlerin başında Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe, Sarı Edip Efe gibi şahsiyetler vardı. Yine “Osmanlı İmparatorluğu’nu çöküş yıllarında, II.Abdülhamid’e karşı hürriyet mücadelesine, girişmiş Balkan ve Makedonya Komitecilerinden bazı temsilcilere de rastlanmaktadır. Kuşçubaşı Eşref, Parti Pehlivan, Bulgar Sadık bu grubun en önemli ve ileri gelen temsilcileridir”. |
|
Devamı...
|
|
|
Zeybekler ve Osmanlı Yönetimi |
|
Pazartesi, 24 Nisan 2006 |
5739 kez okundu
Zeybekler ve Osmanlı Yönetimi Ali Haydar Avcı Efeler ve zeybekler Osmanlı yönetimiyle olan çelişki ve çatışmalarını hiçbir zaman gizlemezler.Onlar göre Osmanlı, “kahpe Osmanlı”dır.Bu nedenle kendi aralarında, “Osmanlı yiğit basandır”, “Osmanlıya güven olmaz”, “Osmanlı düzde tavşanı araba ile avlar”, “Osmanlı ocak döndürür, yiğit harcar”, “İt derisinden post, Osmanlıdan dost olmaz” deyimleri sık ve yaygın kullanılan söylemlerdir. Bu sözlerin Osmanlı yöneticilerine karşı büyük bir güvensizlik ve bu güvensizliğin getirdiği endişe ve tedirginlikler yatmaktadır.Gerçekten de Osmanlı yönetimi zeybeklere karşı her dönemde iki yüzlü, kaypak, arkadan vuran bir davranış sergilemiştir.Çeşitli zamanlarda birçok efe ve zeybek düze dindiği halde tuzağa düşürülerek, ya da kendi deyimleriyle “ al ile avlanarak” ortadan kaldırışmıştır. |
|
Devamı...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 56 - 60 toplam 73 |
|
|